
Zaman zaman kalite kontrolü ile ilgili yanlış anlaşılmalar olabilmektedir. Birçok ithalatçı, kalite kontrolünün üretim süreci sonunda ve yükleme öncesinde gerçekleşmesi gerektiğini düşünmektedir.
Uygulamada, denetimlerin büyük bölümünün gerçekten üretim sonunda yapılıyor olmasına rağmen, sadece bu aşamada yapılan denetimler, sağlıklı sonuç vermeyebilir ve olası problemler karşısında ithalatçının hareket kabiliyetini kısıtlayabilir.
Son denetimlerin (üretim sonu) avantajları nelerdir ?
Son denetimlerin dezavantajları nelerdir ?
Diyelimki ithalatçımız ithal edeceği ürünler ile ilgili müşterileri ile pazarlıklarını yaptı, ön sözleşmelerini imzaladı, hatta kaporasını bile aldı. Müşterileri, ürünlerin zamanında ve taahhüt edilen kalitede ellerine geçecekleri konusunda ithalatçıya güvenmektedirler. Ürünlerin kabul edilebilir olması ithalatçı için artık bir zorunluluktur ve yapılacak olan son denetimler bunu sadece teyit ediyor olmalıdır. Fakat, ya herşey planlandığı gibi gitmezse ve denetimler sonucu gözlemlenen kalite kabul edilebilir değilse ! Ortada büyük bir problem var demektir.
Sipariş öncesi yapılan ilk denetimlerde karşılaşılabilecek problemlerin çözümü üretim sonuna oranla 10 kat daha hızlı ve ucuzdur.Aynı şekilde üretim sırasında yaşanabilecek problemlerin çözümü son denetimlerde yaşanabilecek problemlerin çözümüne göre 10 kat daha hızlı ve ucuzdur.
Her ne kadar son denetimlerde problem gözlenmesi durumunda bunun maliyetinin üretici tarafından karşılacağına dair sıkı tedbirler alınmış olsada kaybedilebilecek zaman ve iç piyasada ki itibar kaybı bir ithalatçı için sanırız oldukça önemli risklerdir. Bu riskleri minimuma indirmek için yapılması gereken sipariş öncesinde, sonrasında, üretim sırasında ve sonunda, ve yükleme öncesinde denetimlerin bağımsız kuruluşlara yaptırılmasıdır.